Ne yani, üstümde Beşiktaş forması varken yalan mı söyleyecektim!”
Vedat Kaptan’ yani “Güzel İnsan”dan bazı alıntılar …
”Dünkü maçta Beşiktaş’ın en iyi oyuncusu Baki’ydi. siz düşünün Beşiktaş’ın halini…”
“Ben Beşiktaş’ın çocuğuyum, yazarıyım, Beşiktaş’ı takip ederim, diğer takımlar hakkında yorum yapmam o takımları Beşiktaş kadar iyi bilmediğim için hem doğru olmaz, hem de diğer yazar arkadaşlara saygısızlık olur”
“Hakem sana haksızlık yapıyorsa, öyle bir oynarsın ki hakemi çimlere gömersin. Golüne ofsayt mı verdi, 30 metreden gol atarsın, hakemi de topla beraber kaleye sokarsın…”
“Önce müslümanım sonra Elhamdulillah Beşiktaşlıyım”
“Biz Beşiktaş’ın sadece futbolcusu değil, idarecisi, taraftarı gibiydik. mağlup oynadığımız bir maçta
Sanlı Sarıalioğlu kaptanın taç atışı için topu almaya giderken ağladığını hatırlıyorum”
“Trabzonspor’la oynadığımız bir kupa maçıydı. ilk maçı 1-0 kaybetmiştik, turu geçmemiz için burada 2-0 kazanmamız gerekiyor. 1-0 öndeyiz ve penaltı kaçırdım. Sonra Lütfü golü attı ve turu geçtik. golü atınca Lütfü’nün sevinçten kulağını ısırdım. maçtan sonra da hastaneye götürdüm.”
“Eskiden futbolcuların saçları uzun olurdu. maçlardan sonra duş alırdık, tabii saçlar hep ıslak. Gündüz Tekin Onay (Beşiktaş’ın 1976-77 sezonundaki teknik direktörü) saç kurutma makinesi almıştı, hepimiz uçak almış kadar sevindik. Takımda 20 kişiydik, bir tek benim arabam vardı. onu da bana babam almıştı… beni kimse keşfetmedi, ben kendi kendimi keşfettim. seçmelere katıldım ve kazandım. öyle başladı. Bakırköy’de, Yücespor’da oynadım, oradan Adalet takımına transfer oldum. Rahmetli babacığım (Rahmi Okyar) Bursaspor’un kurucularından. Bursaspor’u kurunca, Bakırköy’ün dört oyuncusu, ben, kaleci Turan, Ersel, Tamer Bursa’ya gittik. Bursa’dayken Beşiktaş beni, ben Beşiktaş’ı istiyordum.Rahmetli babacığımın Baba Hakkı’ya bir sözü vardı. Bu nedenle hiçbir pazarlık yapılmadan Beşiktaş’a geldim. Beşiktaş’ta parasız oynadım, ama babamdan belki daha fazlasını aldım. Babam kulübün ikinci başkanıydı. Babamdan aldığım parayı ihtiyacı olan arkadaşlara veriyordum. ne maaş, ne prim, ne transfer ücreti, hiçbirini almadım.”
“Bakıyorsun, spor yazarı kardeşlerimiz bir çay reklamına çıkıyorlar. bana da teklif geldi. hatta sakalını kes bile dediler, büyük de bir paraydı. tenezzül edecek adam değilim. ne işim var? Ben bir tek Çocuk Esirgeme Kurumu’na çıkarım. futbolu bıraktığımda “jübile yap” dediler. Bende “jübileyi çocuk esirgeme kurumu için yaparım” deyince, “sen böyle bir şey yaparsan bir daha biz yapamayız, yapma bu yüzden” dediler, ben de yapmadım.”
“Yarım sıfır olsun bizim olsun”
“Ben matematik bilmem, 4-4-2 den 3-5-2 den anlamam… Beşiktaş çıksın, Beşiktaş gibi oynasın kazanır”
– Sayın Okyar, Beşiktaş buradan beraberlikle ayrılıyor ama sizce bu skor İnönü stadı için iyi bir avantaj mı?
– Avantajın iyisi kötüsü olmaz, avantaj iyidir. bu yüzden ona avantaj denir.
“Uzaktan yenen gol sonrası: ‘oradan mektup atsan kaleye 15 günde gider”
“Sergen orta sahaya sandalye atıp otursa gene yararlı olur”
“Göktuğ Sevinçli: Şu anda stoper bulma. beğenmediğimiz, Vedat Ağabey’in de hiç beğenmediği Baki’yi koy oraya. tamam mi? Toraman’ıın yanına. Üzülmez’i de aç.
Vedat Okyar: Baki’yi koyma abi!
G.S.: farz et ki. en kötü şartlar bahsettiğim.
V.O: olmaz. Baki’yi koyma!
G.S.: En kötü şartlar bahsettiğim Vedat Abi.
V.O: Yok. olmaz. ben antrenör olsam 10 kişi oynarım, Baki’yi oynatmam.”
Kendisi ile ilgili en önemli anıyı en sona bırakıp, kendisini rahmetle anıyoruz. Artık Beşiktaş”ımızda Şeref Bey, Baba Hakkı, Vedat Kaptan, Rıza Kaptan gibi değerleri tekrar görebilmek özlemi ve umudu ile….
“Bir maç sırasında rakip takımın bir oyuncusu öyle bir tekme atıyor ki Vedat Okyar can acısıyla bir anlığına küfür ediyor. Oyuncu hemen hakemin yanına koşuyor. “Hocam, Vedat bana küfür etti!”
Hakem de Doğan Babacan. Vedat’ın küfür edeceğine ihtimal vermiyor bu yüzden kendisine soruyor: “Vedat, sen küfür ettin mi!”
Vedat duraksamadan: “Evet, ettim” diyor.
Doğan Babacan’ın eli cebine gidiyor ve kırmızı kart ile Vedat”ı oyun dışına gönderiyor.
Tezcan arkadaşının yanında tüm olan bitenlere şahit olmuş. O da şaşkınlık içinde:
““Manyak mısın sen, Etmedim deseydin ya” diyor
İşte efsane sözleri geliyor “Ne yani, üstümde Beşiktaş forması varken yalan mı söyleyecektim!”
İlker Tanrıverdi
Beşiktaş JK Genel Kurul Üyesi
KISACA HAYATI
1945 yılında Bursa’da dünyaya geldi.Futbola Bursa’da İnegölspor’da başladı. İlk profesyonel deneyimini yaşadığı Bursaspor’da, kısa zamanda takımın önemli oyuncularından birisi oldu. Teknik kapasitesi, driplingleri ve oyun kuruculuktaki zekasıyla Yeşil-Beyazlı takımın maestrosuydu. Bursa’da yetişmesine rağmen küçük yaştan beri gönül verdiği Beşiktaş’ta oynamak istiyordu.
Tekstilci olan babası Rahmi Okyar’ın, Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nde yönetici olduğu dönemde Beşiktaş’a transfer oldu. 1968-1976 yılları arasında Beşiktaş’ta 253 maçta oynayıp, 21 gol attı.
Futbolu bıraktıktan sonra kısa süre tekstil işiyle uğraştı. Daha sonra çeşitli gazetelerde spor yazarlığı yaptı ve yaptığı isabetli yorumlarla, kendine has üslubuyla spor basınının vazgeçilmez bir ismi oldu
Akciğer kanserine yakalandı ve 20 Temmuz 2009 günü sabah saatlerinde 64 yaşında öldü
FUTBOLCULUK KARİYERİ
İnegölspor, Beşiktaş JK, Diyarbakırspor, Karagümrük takımlarında oynadı. Futbola Bursa’da İnegölspor’da başladı. Tekstilci olan babası Rahmi Okyar’ın, Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nde yönetici olduğu dönemde Beşiktaş’a transfer oldu. 1968-1976 yılları arasında Beşiktaş’ta 253 maçta oynayıp, 21 gol attı. 1974-1975 sezonunda Türkiye Kupasını kazanan Beşiktaş kadrosunda yer aldı. Çok iyi bir penaltıcıydı. Bursaspor ve Beşiktaş’ta kullandığı 43 penaltıdan 42’sini gole çevirerek, bu konudaki ustalığını gösterdi.
3 kez Türkiye Milli Futbol Takımı’nda yer aldı. Futbolda oyun kurucu özelliği ile dikkati çekti.
[gdlr_quote align=”center” ]GALERİ[/gdlr_quote]
You must be logged in to post a comment.